21 Nisan 2025 Pazartesi

yazı no 45: konsantre meyve suyu

 -ne düşünüyorsun cappy?

-... 

-cappy! sana diyorum!

*boşa bağırma, duymaz seni

saçma espri deyince ben değil tabi  ki. severim esprilerimi. bazıları kötü olabilir. olmasa iyi olur ama olabilir yapacak bir şey yok.

devam edelim. jonglörlüğe mesela. jonglör deyince bir meslek sahibi gibi geliyor o yüzden kendime jonglör demekten işmtina ediyorum. ama yazar yerine yazan dediğim gibi bunda da jonglö yapan diyemiyorum. hiç konuşmadan ve tanımlama yapmadan iş yapmak lazım belki bazen. belki çoğu zaman. dört top çevirme hedefimi 100 olarak güncelledim. bakalım.

hafta sonu on kilometre koşmam gerekiyor ama bacağım ağrıyor. koşman gerektiği zaman yürürsen vakit kaybı gibi gelebilir. ama inat edersen yürümekten de olma ihtimalini çoğu zaman göz ardı ederiz. ben ne yapacağım bilmiyorum. biraz masaj biraz jel biraz açma gereme hareketi ve sonra koşacağım gibi geliyor. bakalım bakalım. göğe bakalım, sağa sola karşıya bakalım. dinleyelim, izleyelim kaydedelim çözümleyelim karar verelim. 

yapacak çok şey var. bu konuda yapacak hiçbir şey yok.

heyt be. babamda mı yazardı?

değildi.

Share:

16 Nisan 2025 Çarşamba

yazı no 44: bagajımda neler var neler

 bu başlığı niye verdiğimi hatırlamıyorum. ingilizceden türkçeye birebir çevrilerek sokulmaya çalışan bir garabet aslında. bu cümleyi kuranlara bagaja koyup sonra bir daha böyle diyecek misin diye sormak lazım.

bir aydır yazmamışım. iki aydır da hikaye yazmıyordum. dün yazdım. bugün de blog. bir matematiği yok. bir öyle bir böyle.

eniştem öldü. neredeyse birden. hastanede. başka bir şikayeti için sonraki randevuyu düşünerek çıkarken belki de. kalp krizi. hastanede de olsan yetmiyor bazen. çocukken hatırladığım en neşeli büyüktü. genç gibi büyük. almancılığından mı alemciliğinden mi bilmiyorum. giden büyükler arasına bir kişinin daha katılması üzüyor. yaşını bilmesem daha da çok şaşırırdım ama ölenin yaşı bir kontrol noktası gibi bende. neden bilmem.

hırvatistandan muğlaya getirdiği tekneyle ilgili anılar ne olacak acaba? sırrı süreyya önder de aort yırtılıp hastaneye kaldırılmış. şimdi görüşmelerde bildiği derin sırlara ne oluyor acaba? ölmeden ya da öldükten sonra o bilgileri, anıları vs almanın bir yolu çıkar mı bir ara? çıkmaz muhtemelen.

bir de zihnimiz kaç satır ezber kapasiteli? son zamanlarda düşündüğüm başka bir husus. cümleler, şarkı sözleri, şiirler vs... kaç gb hafıza var?

öyle şeyler.

son olarak balığa gitmek istiyorum ama istemez gibi pek uğraşmıyorum. bakalım.

Share: