* son yazıdan bu yana bir buçuk ay geçmiş diyebiliriz. tatil haricinde ne yaptığım hakkında bir fikrim yok. var da yok. ne ara bir buçuk ay oldu?
* yazmak, okumak, ud, dil vs öğrenmek zor geliyor. bir süre kendimi nadasa bırakmam lazım ama o olursa da hepten dururum gibi bir tedirginlik var. ergen davranışı sanırım. böylece ne üretim oluyor ne kafa rahatlığı.
* hiçbirini yapmak zorunda değilim ve hiçbirine de yüzde bin tutkuyla bağlı değilim ama bir şey yapmak zorunda insan. o bir şey nedir sorusunun cevabını bulmak zor. her şeyi altı bölü ona kadar sevmek ve yapmak çok kolay. bununla yetinmeli mi onu mu aramalı? tevriye oldu. tesadüfen tevriye. severim.
* insanın kaç canı kaç cicisi olur? twitter instagram ve fiziksel hayat canlardan cicilerden geçilmiyor. ne dersiniz cicim?
* adamlar yeni bir edebiyat sitesi kurmuşlar. twitterda on bin instagramda beşbin takipçili hesapları dönüştürerek ve o hesapların ne olduğu ile ilgili iz bırakmadan. tesadüfen fark edip sordum. cevap gelmedi. ayıp yahu. halbuki sosyal medyada iyi kötü bilinen adamlar var, sıfırdan yapsa da hızla takipçi bulurdu. site sahibinin dürüstlükle ilgili bir dakikada onlarca aforizma üretebileceğine eminim. değişik bir ajanda.
* ev ararken gittiğimiz kiracılı evlerdeki birçok kiracı vazgeçirmek için çeşitli şeyler söylediler. insan çekiniyor tabi. bu deliyle mi uğraşacağım, diyor. ekonomik sebepler elbette var ve bunu herkes düşünüyor cebindeki parayı, harcayabileceğini, harcadığını ama bir kısmının kendine saygısı üzücü. konuşmayıp sussalar zaten sorulacak o sorular. yine söylersin yasal hak vs diye. ay bu ev kötü size yakışmaz minvalindeki sözleri karşıdakinde tiksintiden başka bir şey oluşturmaz gibi geliyor. biz çıktıktan sonra nasıl da gözlerini korkuttuk bakanların diye gurur duymuşlardır. biraz kendinizi sevin, sayın yahu.
* bu satırın başına yıldız koyduğumu onra boş kaldığını gördüm. yıldızı neden koyduğum hakkında fikrim yok. acaba ne düşünmüştüm? satırı silerek hiçbir şey olmamış gibi de davranabilirdim. kaç düşünce geçici hafızadan uzay boşluğuna gidiyor acaba? yoksa yarın bir gün hah hatırladım diyebilir miyim? bazı düşünceler gitmek zorunda diyor sınırlı zihnimiz ama belki Allah orda bir yerden nanik yapıyordur bize. bu ne ki diye düşünüyordur. belli mi olur? olmaz.
* sanırım şimdilerde "sorun yok" tamam anlamında kullanılıyor. iki kez oldu son zamanlarda, bilgilendirdiğim kişiler "sorun yok" diye cevap yazdı. mantıklı olan bir özür dileme vs durumunda sorun yok demek ama kibarlık yapayım derken bu cevabı alınca "hayırdır n'oluyoruz" diyorum. türkçe şart.
* kitap çıktığında etiket fiyatı 32 tl idi, yayınevi bunu geçenlerde 81 tl yaptı. nasıl bir maliyet artışı olabilir anlayamıyorum. kitap satsın ama o kadar da satmasın diye düşünülüyor belki. ilginç.
* Allah vs. Tanrı. dinden çıksam, en önde gelen ateist olsam ya da başka bir dini benimsesem bile Allah'a Tanrı diyemem gibi geliyor. Tam olarak aynı hissiyatı alamıyorum, bütün önyargılarımla birlikte tanrı diyenlerin birçoğunun da cümledeki boşluğu doldurma mecburiyetinden, içlerinden gelmeden kullandığını düşünüyorum. Şey bana üç tane, Şey bana beş tane, beş de olmaz yedi tane ver ver ver Şey ver!
* ligler başladı, bu yıl bir kez olsun Saraçoğlu'na gideyim diyorum. Futbolu özlediğimden mi yaptıklarımdan sıkıldığımdan mı bilmiyorum. passolig çıkarmakla uğraşmak istemiyorum ama bakalım bakalım.
* Fonda nazende sevgilim.