30 Ekim 2023 Pazartesi

yazı no 22: çeyrek olmuş üç bin lira

 * 40 yaşında isen a. evlenmişsindir b. evlenmemişsindir c. evlenememişsindir, durum hangisi olursa olsun düğünlere gitmiş çeyreğini takmışsındır. 

* Bu takı mevzuunda bazı aileler / kişiler aşırı takıntılı olup kim kime ne taktı, ben ona şunu takmıştım da bu bana bunu taktı, hiç beklemiyordum ondan çeyrek altın, gelmesini de beklemiyordum vs gibi bin türlü matematik hesabına girer.

* Bu yazarlık işinde kitap çıkarmanın soyal medya boyutunu buna benzettiğime karar verdim. 

* Yazarsın, yani yazma eylemini gerçekleştirirsin a. kitabın çıkar b. kitabını çıkaramazsın c. kitabı özel olarak düşünmezsin önemli olan yazma eylemidir. Bir de d. var parasıyla değil mi arkadaş der, bastırırsın kitabı. kitap çıkma aşamasındaki twitter instagram ve diğer sosyal mecralardaki övgüler, röportajlar, layklar, retvitler vs de bu edebi düşünün çeyrekleri, gramseleri, altın gibi görünen tenekeleridir. 

* kitabının çıkmasını isteyeen çıkana çeyrek takar (layk rt), kitabı daha önce çıkanlar yeni çıkanlara iadei retvit yaparlar falan. Çeyreğe en azından bir çeyrek ister çoğu, kimisi o kadar sever ki kendiliğinden bilezik takar, kiminin gücü kendince ancak bir pembe banknota yeter. Alıcı yazarlar ise üzülür, sevinir, burun kıvırır, kimisi aileden zengin olduğundan önemsemez, kimisi yıllar içinde biriktirmiştir okurları yazarları, artık heyecanlandıran az şey kalmıştır vs.

* biraz kaotik bir ortama döndüğünü hissettiğim edebi sosyal medyada nerde durduğumu düşündüm bu harikulade benzetmeden sonra.

* evlendim. (kitap çıktı) çeyrek taktım, çeyrek aldım. hak etmeyene tam altın takmadığımı -dürüst olmayab övgü- umuyorum. bundan sonraki kitaplar çocuklarla bir benzetme olabilir diye düşündüm. ne kadar çok kitap o kadar çok işte bunlar benim yavrularım der gibi ama sanırım ne istediğimi tam bilmiyorum.

* bir tarafım tamam yeter diyor, kırk yaşındasın daha ne olacak. öbür tarafım sen yaz doğarsa doğar, basılırsa basılır diyor. tüp kitaba her türlü karşı olduğumu düşündüğüm konusunda netim sanırım.


Share:

19 Ekim 2023 Perşembe

Yazı No 21: Kaç yıl geçti aradan?

 Yıl değil, ay. o da iki tanecik. son yazıdan bu yana geçen süre. çok gibi. ama zihne önce yıl kelimesini sokunca az gibi oluyor. beyin öyle işliyor.

Yirmi birinci yüz yılın bu blogdaki yirmi birinci yazısı. Burda da bi trick var yani hile yani laf cambazlığı, artistlik, düzenbazlık, üç kağıtçılık. üçkağıt ayrı mı yazılır bitişik mi? Ne diyorduk? Trick. Samsa bir adet yazı yayınladığı için bu benim yirminci yazım oldu, oluyor olacak. Ama sadece bir yazı yazdığı için samsanın bu blogdaki özgül ağırlığının sıfır kabul edilmesi gerektiğini düşünüyorum. o açıdan bakınca yirminci yazı oluyor. Çünkü hala ticaret sicil gazetesinde blogun adı hüssam makamı ve hüs makamı değil. samsanın vadettiği bir ödenmemiş sermaye var gibi bloga. hatırlatacak mıyım? muhtemelen kısa vadede hayır. sadece bir ara sövmek için bu bilgiyi aklımda tutacağım. öyle bir şeyler.

savaşlar oluyor. insanlar ölüyor. dünya iyice boka sarıyor. bu esnada ne yapmak lazım? insan ne olursa olsun yaşamak istiyor sanırım. intihar edenler hariç. çok büyük ihtimalle öleceğini bilen savaştaki kişiler dahil. bir avrupalı rahatlığı da yok bir filistinli rahatsızlığı da. uzaktan ancak üzülüyor, seviniyor, sövüyor, alkışlıyor ama olay mahallindeki duygu ile asla tam olarak aynı olmuyor. bakalım.

zihin üzerinde çalıştığı konuya doğru bükülüyor. ud öğrenerek zihnimi notalara bükmeye çalışıyorum. mümkün mü? öyle gibi geliyor ama zaman alacak. zihnin becerileri geliştirme, omuriliğe atma mekanizması inanılmaz hayret ettirici, muazzam geliyor. bilim açıklıyor birçoğunu belki. kalanların bir kısmını da ilerde açıklayacak ama yumurtaya can veren Allah'ım diyorum. Vay arkadaş diyorum. Arada saygısızlıklarım olsa da saygıyla eğiliyorum.

Tam bir ay sonra bugün Foçada kaç balık tutmuş olduğumu düşüneceğim muhtemelen. iyi geldik diyeceğiz, tekneyi eleştireceğimiz konular da olacak.. kısmetimize ne diyeceğiz belli değil. iyi yaptık bu balık işini. kendime aferin dediğim şeylerden. tek kötü yanı kendime ve başkalarına anlatırken 25 yıllık arkadaşlarla birlikte gidiyoruz dedikten sonra içimden dışımdan oha yirmi beş yıl ne lan demem.

Bu arada bir de bostan çıktı. kadıköy bostanları. moda bostanı. çekiliş çıktı. milli piyango bileti alsam ona çıkar mıydı? hiç hasat alabilecek miyim? hasat almak için acaba kaç bağ roka nane parası harcayacağım? Bunlar hep muğlak.

Fonda https://www.youtube.com/watch?v=bTTBmSYgY80 çalıyor. kanun kemençe keman. aslında ud dinlemem gerekiyor. öyle diyor. beyin nağmeleri müziği vs yi anlasın alışsın falan diyorlar. doğrudur. bir ara dinlerim.


Share: